Kitaplar, alet ve malzemeler, planlar, posterler, bitmis gemi modelleri, hepsi bir arada.

K i T A P L A R
Gemi modelciliği, gemicilik ve denizcilik ile ilgili tarihi ve güncel bilgileri içeren basılı yayınları iki önemli yerden takip edebilirsiniz.
Ayrintili bilgi icin tiklayiniz.

Rahmetli Mehmet ÖZKASIM'ın,

"Ahşap Türk Tekneleri ve Gemi Modelciliği"
kitabı, 8 büyük pafta planlarıyla birlikte.
Bu kılavuz çeşitli kaynaklardan derlenerek siz modelcilerin hizmetine ücretsiz olarak sunulmuştur.
Her hakkı saklıdır. Ticari amaçlarla kullanılamaz.
Kılavuzun çoğunluğu sayın Cemil Akçe'den izin alınarak, onun notlarından derlenmiştir.
Sayın Alkın Erdoğan "doc" formatında elektronik ortama geçirmiştir.
Modelciliğe, modelcilere faydalı olmasını ümit ederek, katkıda bulunanlara, emeği geçenlere teşekkür ederim. Mehmet Salihoğlu
 
Kılavuz: sayfa 1-25
Kılavuz: sayfa 26-50
Kılavuz: sayfa 51-75
Kılavuz: sayfa 76-100
Kılavuz: sayfa 101-134
 
ücretsiz "Gemi Modelciliği Kılavuzu"nun 101-134. sayfalarını, açmada problem yaşayanlar için PDF dosyası olarak güncelledim.
Bu iki benzer-kardeş gemi, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyet Donanmaları´nın ilk ve son kruvazörleri olma özelliği taşırlar. Hamidiye ve Mecidiye´nin yakın tarihte yer alan uzun yaşamları, her ikisinin de durup dinlenmesine fırsat vermeyen yoğun hareketli günlerle doludur.
Daha çok görsel bir özellik taşıyan bu çalışmada, her iki kruvazör ile onların küçük yardımcıları Peyk ve Berk´in yaşamları kronolojik özet bir açılımda yansıtılmaktadır.
Ayrıca, gemilerin denize indirilişlerinden hizmet dışına çıkartılıp sökülüşlerine kadar geçen süre, birçoğu önceden hiç yayınlanmamış 116 fotoğraf ile sergileniyor.
İnsanların kendi meslekleri dışında ilgilendikleri birçok konu vardır. Çoğumuz, iş saatlerimizin dışında, film seyretme, müzik dinleme, tavla, satranç oynama, bilgisayar oyunları oynama ve spor yapmanın dışında, çok değişik ve çeşitli hobilere sahibiz. Bu hobiler, günün yorgunluğunu atmamıza ve konu ile ilgili yaptığımız araştırmalar sonucunda, çeşitli dallarda bilgilerimizin artmasına yardımcı olmaktadır. Gemi Modelciliği, bu hobiler içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bilindiği gibi Model terimi, "Herhangi bir cismin kendi boyutlarına sadık kalmak koşulu ile belirli bir oranda küçültülmüş örneği" anlamına gelmektedir. Bu nedenle, bir Gemi Modelcisi, ilk olarak yapacağı modelin aslını, en ince detaylarına kadar incelemeli, yapacağı modelin ölçeğini doğru seçmeli, teknik çizimlerini incelemeli, kullanacağı malzemelerden o model için en uygun olanlarını saptamalı ve bütün bunları gerçekleştirdikten sonra model yapımına geçmelidir... Bol fotoğraf ve çizimler ile gemi modelciliği hakkında aydınlatıcı bilgiler içermektedir. Ayrıca kitaba ek olarak Şirket-i Hayriyenin 68 GÜZELHİSAR vapurunun planı da mevcuttur. 240 sayfa, 10 bölüm altında tarihçe, gemi tanımları, alet ve malzemeler, model seçimleri, model yapım teknikleri, direkler ve donanım, yelken sistemleri, filikalar, muhtelif aksesuarlar ile ilgili bilgiler yer almaktadır.

Bu kitapta kendini ağaç tekne yapımına adamış ustaların, onları kullanan eski denizcilerin görüşlerini, hikayelerini, denizlerin güzellerine bakış açılarını bulacaksınız. Kitap; ağaç, tekne ve insan olayını inceliyor, etraflı bir şekilde bilgi veriyor. Sonunda bir de mahalli deyimlerli yansıtan 500 kelimenin üstünde bir sözlük sunuyor. "Denizlerin Güzelleri" sadece bir tutkunun eseri değil, aynı zamanda Türk denizciliğine kazandırılmış belge niteliğinde olan bir kitaptır. Bu haliyle eser; çektirmeler, guletler, tırhandiller, alamanalar, iskele kayıkları ve piyadelerle bizleri geçmişin romantizmine çekiyor. Geçmişi yaşatıyor, geleceğe de ışık tutuyor....


TARİHTE, İMPARATORLUKLARDA VEYA ÇAĞDAŞ CUMHURİYET YÖNETİMLERİNDE, DEVLETİ TEMSİL EDECEK OLUŞUMLARDA KULLANILACAK GEMİLERE DAİMA İHTİYAÇ DUYULMUŞTU. SALTANAT YATI VE DEVLET YATI KAVRAMI, İŞTE BU SAYGIN GÖREVİ YERİNE GETİRMEK ÜZERE SEÇİLEN GEMİLERE VERİLEN NİTELİĞİ YANSITMAKTADIR. 19. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU GEREK PADİŞAH VE ÇEŞİTLİ SARAY MENSUPLARININ, GEREK YÜKSEK DEVLET MEMURLARININ RESMİ OLUŞUMLARDA KULLANMALARI AMACI İLE BİRÇOK SALTANAT YATINA SAHİPTİ. 1923 YILINDA KURULAN GENÇ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DE, BÜTÜN DÜNYADA YAYGIN OLAN BU DEVLET YATI GELENEĞİNİ SÜRDÜRDÜ. ÖZELLİKLE ÜLKEYİ ZİYARET EDEN YABANCI DEVLET BAŞKANLARI VE SEÇKİN KONUKLAR BU GEMİLERDE AĞIRLANDILAR. "ERTUĞRUL, SAVARONA VE TÜRK DEVLET YATLARI" ADLI BU ÇALIŞMADA, 16 ADET SALTANAT VE DEVLET YATININ KISA TARİHÇELERİNİ, TEKNİK BİLGİLERİNİ VE 113 FOTOĞRAFI İLE 4 ADET TEKNİK ÇİZİMİNİ BULACAKSINIZ....
YAVUZ VE MİDİLLİ KİTABI, NARİN MİDİLLİ´NİN, SADECE 7 YIL SÜREN KISACIK YAŞAMINI VE GÖRKEMLİ YAVUZ´UN, İKİ DÜNYA SAVAŞI İLE ÖMRÜ TÜKENEN YAŞLI BİR İMPARATORLUĞU VE GENÇ BİR CUMHURİYETİ KAPSAYAN 64 YILLIK UZUN ÖMRÜNÜ KRONOLOJİK DÜZENDE YANSITMAKTADIR. DAHA ÇOK GÖRSEL YAKLAŞIMA ÖZEN GÖSTERİLEN BU ÇALIŞMA, ÇOĞU HENÜZ YAYIMLANMAMIŞ 114 FOTOĞRAFIN YANISIRA, AYRINTILI TEKNİK ÖZELLİKLERİNİ VE BİR BÖLÜMÜ ORJİNAL TEKNİK ÇİZİMLERİNİ DE KAPSAMAKTADIR......

Çeşme Deniz Savaşı Osmanlı Donanması açısından önemli bir kilometre taşı niteliğindedir. Osmanlı İmparatorluğu' nda modern anlamdaki ilk ilim ve bilim yuvalarından olan Deniz Harp Okulu' nun temellerinin atılmasına vesile olduğundan, herkes tarafından bilinmesi ve dikkatlice incelenmesi gerekir. 1770-1774 yılları arasında beş sene boyunca Ege denizinde kalan Rus Donanması' nın 2 Kasım 1772 ve 9-10 Haziran 1774 tarihleri arasında iki kez daha Çeşme Limanı' na gelerek kaleyi ve şehri topa tutmaları oldukça ilginçtir. Bu süre zarfında Ruslar Anadolu kıyılarında sadece Çanakkale' yi ve Bodrum' u birer kez topa tutmuşlardır. Ege' deki onlarca liman ve şehir dururken neden üçüncü defa Çeşme' nin bu şekilde tahrip edilmek istendiği hususu, tarihçilerin ve strateji uzmanlarının üzerinde derinlemesine tartışmaları gereken bir konudur. Ayrıca St. Petersburg' daki Çeşme izlerinden anlıyoruz ki, Kuzey komşumuz Rusya Federasyonu açısından da yine oldukça önemli bir deniz savaşıdır.
Osmanlı Gemileri, Osmanlı donanma gemilerinin tarihini tespit etmek kadar arşiv, kütüphane ve müzelerde bulunan görsel malzemeyi bir araya getirerek bir gemi görüntü koleksiyonu oluşturmak üzere hazırlanmıştır. Maksadımız, gemilerin yüzyıllar içinde geçirdiği değişiklikleri ve yeni model denemelerini sebepleriyle ortaya koyabilmektir. Osmanlı savaş gemilerinin isimleriyle resimlerini birleştirmek konusunda bugün hala yapılan hata ve eksiklikler dikkate alındığında böyle bir çalışmanın ehemmiyeti izahtan varestedir. Osmanlı gemilerinin gelişim tarihini aynı dönemi paylaşmış olan diğer Avrupalı denizci devletlerin uygulamalarından bağımsız olarak düşünmek imkansızdır. Bununla beraber, çağdaşı devletlerde görülmeyen gemi inşa sanayini kendi imkanları ile yürütebilme özelliği, Osmanlı denizciliğinin bugün dahi yeterince bilinmeyen bir yönüdür. Bu kitap, denizlerdeki 500 yıllık Osmanlı varlığım belgelemektedir.

Karadeniz den Marmara ya uzanan Boğaziçi ve "Altın Boynuz" lakabını taşıyan haliç ile İstanbul, hem bir deniz kenti hem de ülkenin önemli bir limanı olma özelliğini taşırken binlerce yıllık geçmişi boyunca giderek büyüdü, gelişti ve kalabalıklaştı. Bu gelişme ve kalabalıklaşma kenti üçe, dörde ve hatta beşe bölen su yolları ile kentin sakinleri, yani İstanbullular için zaman

zaman bir engel oluşturdu ve sonuçta geçmişi yüzlerce yıla dayanan bir ulaşım geleneğinin doğmasını sağladı "Kent İçi Deniz Ulaşımı". Yüzyıllar boyunca o günün deniz araçları ile çoğunluklada herhangi bir örgütlenmeden yoksun olarak İstanbul' lular kent içinde deniz yoluyla bir yerden bir yere ulaştılar. Bu ulaşım yönteminde ilk ciddi uygulama 1841 yılında kurulan Şirket-i Hayriye ile Boğaziçi‘ nde başladı. Haliç kıyısındaki iskeleler arası ulaşım 1855 tarihinde kurulan "Haliç Vapurculuk İşletmesi" ile düzenli bir şekilde sağlanıyordu, ancak kentin, başta Haydarpaşa ve Kadıköy olmak üzere Anadolu yakası, adalar ve batıda Yeşilköy e kadar olan çevre sahillerinin de önemli ulaşım gereksinimi vardı. Biz bu çalışmamızda, geçmişi 18. yüzyıla kadar dayanan ve Osmanlı İmparatorluğu' nun deniz ulaşım konusundaki örgütlenmesi değil, İstanbul' luların kent içi ulaşımında önemli bir gelenek oluşturan, eski adıyla "Sevahil-i Mücavere" yani, onları yakın sahillere ulaştıran gemileri, tek tek biçimleri özellikleri ve kısa hayat öyküleri ile inceleyip sunmaya çalışıyoruz.

Neden Akdeniz? Neden Türk Suları? Neden Yelken? Türkler, doğudan Anadolu ya gelip denizle buluştuklarında, yüzyıllar öncesinden oluşmaya başlamış Akdeniz kültürüne özgü gemilerle karşılaştılar. Onları kullanmayı öğrendiler, üstelik de çok üstün bir beceriyle kullandılar. Kısa zaman içinde Akdeniz e hakim olup, dokuz yüzyıla yakın hükümranlık dönemlerinde yüzlerce gemiden oluşan filolara sahip oldular... Bu savaşlara katılan gemiler, bu ünlülerin komuta ettikleri, bu keşifleri gerçekleştiren gemiler nerede? Boyları ne kadardı? renkleri nasıldı, kaç direkliydiler, yelkenleri ne biçimdi, kürekleri var mıydı? silahları, süsleri neye benziyordu? Kısacası bütün bu olayların sessiz tanığı ve alçak gönüllü kahramanları olan gemiler hakkında ne kadar bilgimiz var? Türk ve yabancı bilimsel-belgesel kaynaklardan yararlanarak, bazı gemilerin "Rekonstrüksiyon"unu yapmaya çalıştık. Türk-Osmanlı teknelerinin tamamen Akdeniz denizcilik kültürünün eseri olmaları, bizi bu çalışmamızı sürdürmekte cesaretlendirdi.(Önsöz den)

1. BASKI
Yeni BASKI

"Bu güzel kitabı okuduğumda başka diyarlara gitmiş ve hala dönememişlerdenim." M.Salihoğlu

Yelkenli tekne ile Dünya seyahatine çıkmak isteyenlere müjde: Sadun BORO'nun "Pupa Yelken" isimli muhteşem kitabı yeniden basıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

ERTUĞRUL FIRKATEYNİ FACİASI VE TÜRK-JAPON İLİŞKİSİNİN BAŞLANGICI

Donanma tarihimizin belki de en büyük kazalarından biridir Ertuğrul Fırkateyni'nin batışı. İçinde fidan gibi 600 seçme insanın denizlerle kucaklaşması, Ertuğrul Fırkateyni'ni efsaneleştirmiştir. Bir kaza ve neticesinde Türk-Japon ilişkilerinin başlaması. Başarılarıyla değil, batışıyla efsaneleşen bir gemi. Bu eser; Süleyman Nutku'nun "Ertuğrul Fırkateyni Faciası" adlı eseri esas alınarak; donanmanın başlangıcı, gelişmesi, çürümeye terkedilmesi ve Ertuğrul Faciası enine boyuna incelenip, o dönemin siyâsî düşüncelerinin de aksettirildiği bir kitap haline dönüştürülmüş. Erol Mütercimler ve Mim Kemal Öke tarafından 127 sayfa olarak yayına hazırlanan bu eser, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından neşredilmiştir. Hâlâ daha yaraları kanayan bu facianın öncesini ve sonrasını merak edenlere tavsiye edilir. (1991-I.Hamur) Not: Kapaktaki fotoğraf Ertuğrul Yatı'na aittir.

Sitesi: http://www.ertugrul.jp


ŞİŞE İÇİNE-MİNYATÜR YELKENLİLER VE PLANLARI
Sayın Prof. ERDOĞAN AKSEL'in derlediği kitabın 1.cildi; siyah beyaz fotoğraf ve çizimlerden oluşan yapım tekniklerini anlatan 93 sayfadır. 2 cilt ise 14 adet minyatür yelkenli gemi planı (1/1), 7 adet şişe içinde yelkenli gemi planı (1/1) ve renkli, siyah beyaz fotograf ile çizimleri 36 sayfadır.
"Bu derleme okurlarda yalnız merak uyandırmayı ve bilgilendirmeyi değil, kolaylıkla kendi evlerinde kurabilecekleri özel tersanelerinde, şişe içi yelkenli veya minyatür yelkenli gemiler yapmaya teşvik etmeyi de amaçlamaktadır."

 


 


iLETiSiM YAYINLARI