Kitaplar, alet ve malzemeler, planlar, posterler, bitmis gemi modelleri, hepsi bir arada.

Ana Sayfa - Mehmet Salihoğlu Hobi Atölyesi -Yeni Proje Çalışmaları - Restorasyon - Gemi Modelcileri - Makaleler - Dersler - Kitaplar - Planlar - Alet ve Malzemeler - Atelye ve Dükkanlar - Kendin Yap - Galeri - Fotoğraf Arşivi - Güncel - Geçmişte - Pulculuk - Sponsorlar - Basın -İlgi - E-mail - Linkler

Fotoğraflarla Atölyem

ATÖLYEYE GiRiSHAFTANIN FIRSATIPLANLARHAYALMEHMET SALiHOGLU HOBÝi ATELYESiKiTAPLAR

http://youtu.be/bGvc9vH-iAU

Atölyemin hemen yanındaki dükkan; babamın hurdalığı; içine girince eski eşya kokusu dikkati çekiyor. Bisiklet hurdaları, parçaları, her çeşit gerekli olur diye atmayıp biriktirdiği eşyalar…Babamın hobisi…: )
Atölyemin kepenklerinden birisi iki defa tamir gördü ama yine bozulduğu için artık pes ettim, yaptırmıyorum. Bunun bir sebebi de yoldan geçen ama gemi modelciliği ile ilgili bilgisi olmayan meraklılara Çin malı hediyelik gemi modellerinin farklı bir sektör olduğunu anlatmaktan artık yorulmuş olmam nedeniyle yoldan geçenlerin daha fazla dikkatini çekmemek ve içeri girip bana eziyet etmemesi. Hele yoldan geçen ve içeri giren bir genç ben ağzımı açamadan açıkta duran bir modeli izinsiz ve kaba şekilde eline alması beni zıvanadan çıkarmıştı; uyardığımda, sağlamlığına baktığını söylemez mi? çıldırdım, İçine binip denize mi açılacaksın diye azarlayınca, beni ne biçim esnaf olduğumu sorgulayıp, müşteriye böyle davranmamam gerektiğini de ukalaca söyleyince, neredeyse birbirimize girecektik. Allahım sen yarattın ama…
Atölyemin önündeki mini bahçede babamın diktiği meyva ağaçları oldukça keyif veriyor bana. Bu küçücük alanda Kara üzüm (kokulu), Karayemiş, incir, şeftali, dut, zeytin ağacı mevcut. Bir gün bana gelen ve şivesinden Karadeniz kökenli bir hemşerimin olduğunu tahmin ettiğim bir kargo görevlisi karayemişi görünce "sakın bundan yeme, zehirlenirsin" dedi ve sonra aklına geldi nereli olduğumu sordu. Rize kökenli olduğumu söyleyince "Allah benim cezamı versin" diye kendi kendine hem söylendi hem güldü. Karayemişin ona yar olmayacağını anladı. :) Kara üzümün yaprağı körpe iken toplayıp sarma yapıyoruz. En genç ağaç zeytin daha ürün vermedi.
Avludaki orman masası çok işime yarıyor. Yazın bazı çalışmalarımı bu masada yapıyorum. Ziyaretçiler de bu emektar masama dinlenmek veya sigara içmek için ilgi gösteriyorlar. Çay içerken ve yemek yerken de kullandığımız bu masa köknar ağacından yapılmış.
2005 yılından itibaren artık benim bir parçam gibi olan motosikletime olan düşkünlüğüm ve tutkum kesintisiz devam etmekte idi. Yaz/kış malzeme almaya onunla gidiyordum. Yazın otomobil yerine tereddütsüz kullanma tercihim olan "makinama" da gerekli özeni hep gösterdim.
motosikletimileseyahat linkini tıklarsanız onunla yaptığım şehir dışı seyahatimi isterseniz inceleyebilirsiniz.
Gemi modelcisi ve bir çok hobisi olan müşterilerimden değerli, mütevazi ve yardımsever büyüğüm Sayın Yıldırım Osmanağaoğlu Hopa'lı ve Hopa'ya da motorsikletiyle defalarca gitmiş gelmiş, 1965 yılından beri motosiklet kullanan tecrübeli bir "makine" meraklısı. Kendisine yeni bir motosiklet almak istediğimi söyleyip bu konuda tavsiyesini sorduğumda SYM GTS 250 Evo İ' yi tavsiye edip 27 Ağustos 2013 tarihinde atölyeme; "geçerken uğradım" ziyaretinde bulununca yaram depreşti. Tavsiye ettiği Pendik'de bulunan Altan Motor firmasına onun 400 lük Suzuki'sine artçı binerek gittik.
Görsel olarak inceleme imkanını bulduğum makinalar arasında 250 Joymax'i de beğendim ancak sadeliğe olan düşkünlüğüm 250 Evo İ' de karar kılmama sebep oldu. Yıldırım bey beni atölyeme tekrar geri bırakmak için dönerken mola verdiğimiz güzel bir yerde yöresel yemeğimiz muhlama ve çay ısmarladı, sonra dönüş devamında olan Modoko kavşağındaki kırmızı ışıkta dururken çiçek satan güzelce bir Çingene genç kadın arkadan şırtıma bir şaplak vurup "maşallah" niyetine bir şeyler söyleyip bana laf attı. Demek ki göbekli profilim artçı yani motorun arkasında ve yüksekte olunca onu tahrik ederek dikkatini çekti ve bu besili canlıya bir şaplak atmak istedi.:)
Gelelim benim halen 2005 yılından beri kullandığım 2005 model Mondial 125 MT makinama. Şu an kilom 130 gibi (maalesef) , boy 1.77. Mondial üzerinde beni görenler şaka ile karışık motorun bana küçük geldiğini söylüyorlar; kibarlıktan kilolu olduğumu dolaylı söyleyenler olduğu gibi, hiç tanımadığım bir kişi'nin bana attığı laf "biraz yürü, yürü" olmuştu.
Şimdi bu emektar makinamı uygun fiyatla Eylül 2013'de sattım. SYM GTS 250 EVO İ satın almak istiyorum. Ama kilomun maalesef daha da artması düşmem halinde ciddi sıkıntı doğuracağından bu kararımı ertelemiş bulunmaktayım.

BountyCektirmeJoffreLuksluksBodrum GuletiAlbatrosBalenieraSurmene Takasi67 KalenderYakamoz (Grand Soleil)Ýzmir KayigiYelkenli FilikaMinyatür Pirinc Taka

Fotoğraftaki çok amaçlı çalışma tezgahı ile ilgili ayrıntılı sayfa için tıklayınız…

Hassas dökümlerin ağacından kesilip kullanıma hazır hale gelmesinin aşamaları için tıklayınız…

 
 
ÖDÜNC VERiLiR... daha iyi görmek icin  tiklayiniz...daha iyi görmek icin  tiklayiniz...ÖZOEMiR SABANCI -Tasarruf :daha iyi görmek icin  tiklayiniz...
Solda gördüğünüz bu fotoğrafta aktif 3 ayrı fotoğraf daha mevcuttur.
Fotoğrafın üzerinde fare (mause) ile dolaşıp bulabileceğiniz bu 3 fotoğraftan bir tanesi Aletlerimi ödünç vermekten hoşlanmadığımı belirten bir karikatür, aslında bu karikatürün elle yazılmış "Ödünç" bölümünün altında "Borç" yazılı idi, ben onu anlatmak istediğim konuya çeviriverdim.
Diğer fotoğraf, ziyaretçiler tarafından çok beğenilen bir resim.
Son olan da rahmetli Özdemir Sabancı'nın "Tasarruf" ile ilgili çok beğendiğim sözlerinin yer aldığı bir çerçevenin fotoğrafı.

Mini kalınlık makinası ile 1 mm'e kadar lata ve çıtaları indirebiliyorum.
Masa üstü kalınlık makinası ile 3.2 mm'e kadar lata indirebiliyorum.
Büyük kalınlık makinası ile 10 mm'e kadar lata indirebiliyorum.

Mehmet Salihoğlu usulü Soslu Ton Balığı Yapılışı
Ton balığı konservesinin kapağını koparmadan açıp içindeki yağını teflon sos tavamıza döküyoruz. Patatesi minik küp şeklinde kesip ocakta biraz kızdırdığımız sos tavamızda balığın yağıyla kızartıyoruz. Kızartma sırasında tavamıza uyan bir kapakla üstünü kapatıyoruz. Arada tahta kaşık ile patatesleri yanmasın diye karıştırıyoruz. Kızardıktan sonra patatesleri başka bir kaba geçici olarak alıyoruz.
Tavanın içinde kalan balık yağına bir çorba kaşığı zeytinyağı ilave edip önceden ince ince kıydığımız sivribiberi, soğanı ve sarımsağı sırasıyla tahta kaşık ile karıştırarak hafifçe kavuruyoruz. 1 tatlı kaşığı salçayı ilave edip, karıştırıp kapağı kapatıyoruz.
Soyulmuş domatesleri küp şeklinde doğrayıp tavaya ilave edip kapak ile üstünü kapatıp iyice sulanmasını sağlıyoruz. Kızarttığımız patatesleri tavaya ekliyoruz.
Konserve içindeki balığı çatal yardımı ile tavaya boca ediyoruz. Tahta kaşık ile parçalanmasına yardım ederek karıştırıyoruz. Bir çorba kaşığı sirke ilave ediyoruz. Kaynama başlayınca ocağı kısıyoruz.
Bir çay kaşığı karabiber ilave edip bir süre daha ocakta tuttuktan sonra bir çay kaşığı kekik bir çorba kaşığı tuzot, veya bir tatlı kaşığı tuz ilave edip iyice karıştırdıktan sonra ocağı söndürüp kapağı kapatarak 10 dakika demlenmesini bekliyoruz.
Tabağımıza tahta kaşık ile döktüğümüz yemeğimizin kenarına maydanozları ilave edip servis ediyoruz. Tarif ettiğim bu yemeği salata eşliğinde yiyebileceğiniz gibi makarna üstü de yapabilirsiniz. Afiyet olsun…

Atölyemde 1 kovalı sobam, üst kattaki çalışma ofisi olarak kullandığım dairemde 1 kovalı soba, 1 adet de kovalı kuzine sobam olmak üzere toplam 3 adet soba kullanıyorum.
Baca, boru, soba temizliği biraz eziyetli ama, hem ekonomik hem de çok kullanışlı ve keyifli. Yazın çevre marangoz ve tornacıların atığı olan ince, kalın talaş toplayan babamın sayesinde çok az odun veya kömür alıyorum. Babam aynı zamanda ileri yaşına rağmen hem spor yapmakta hem de iş görmekte. Benden de delikanlı maşallah.
Kovanın ortasına pimaş boru koyup alta kalın talaş, sonra karışık veya ince talaş, en üste de kalın talaş koyup kürek ile üstten bastırarak sıkıştırdıktan sonra en üste de bir sayfa gazete yerleştiriyoruz. Sobanın içine kova koyulduktan sonra usulca pimaş boruyu çıkarıyoruz ki hava alıp yansın.