Kitaplar, alet ve malzemeler, planlar, posterler, bitmis gemi modelleri, hepsi bir arada.

Ana Sayfa - Tasarımlar - Gemi Modelcileri - Makaleler - Dersler - Kitaplar - Planlar - Alet ve Malzemeler - Atelye ve Dükkanlar - Kendin Yap - Galeri - Fotoğraf Arşivi - Linkler - Güncel - Geçmiş Zaman Hadiseleri - Pulculuk - Sponsorlar - Mehmet Salihoğlu Hobi Atölyesi - Basın - E-mail

Datça Seyahatimiz
"Şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz en uzun (20 gün: 23 Haziran 2012 - 12 Temmuz 2012) ve en uzak (İstanbul-Datça: otomobilimiz ile 15 saat gidiş, 15 saat dönüş) tatil seyahatimizi gerçekleştirebildik. Bu arada Bodrum kaçamağımı www.filikam.com sitesindeki haberler menüsünde bulabilirsiniz. Bodrum'da bana eşlik eden Sayın Rasih VERDİGİL'e ve hazırladığı keki zaman yetersizliği yüzünden tadamadığım ama telefon ile görüştüğüm Meral OKCU hanıma çok teşekkürler…" Mehmet Salihoğlu
Geçen sene tatilini Datça'da geçiren eşimin arkadaşları olan Demirel Ailesi ile birlikte ayrı ayrı 2 otomobil ile gerçekleştirdiğimiz bu yılki Datça tatilimiz için Salihoğlu ailesi olarak Raykent Tatil Sitesi'deki Mustafa Sıvacı'nın apart dairesini kiraladık. Eşyalı, elektrik, su, tüp dahil günlüğü 100 TL olan bu üst kattaki dairede rahat ettik, Mustafa ve eşi Nermin Sıvacı'ya küçük ama temiz ortam için teşekkür ederiz.
Raykent Tatil Sitesi; Datça - Marmaris Karayolu üzerinde; Datça'ya 15 Km. mesafede, Kızlan Köyü, Güllük Yolu mevkiinde olup deniz tarafına yüzünüzü çevirdiğinizde 1 Km. sağ tarafınızda Billurkent, 2 Km. sol tarafında Karaincir Tatil Sitesi, 15 Km. sol tarafında Aktur Tatil Sitesi yer alır.
İlk hafta, yerimize alışmak, alışverişlerimizi yapmak, yakın çevremizi tanımak ve bolca denize girmekle geçti.
Bu arada Ahmet Bey ve ailesiyle birlikte yakındaki tepeye hem manzara seyretmek hem de kekik toplamak için otomobillerimizle tırmanabildiğimiz kadar tırmandık.
Bir anımı anlatmak istiyorum: 1970' li yıllarda Nihat dayımın Şile Karacaköy' deki yazlığındaki tepelerde kekik toplamaya çıkmıştık köyün çobanı ile. Kekikleri gösteren çoban benim toplama tekniğimi görünce hemen uyarmıştı. "Eğer kökünden sökersen bir daha yetişmez, üstünden kırman veya kesmen gerek" demişti. Kekik toplama konusunda ilk dersimi almış ve çok utanmıştım. Nasıl da düşünemedim diye kendimi suçlamıştım. Kıssadan hisse; kekik toplayacaksanız bıçak veya çakınızı unutmayınız…
Sitenin sahili sakin ve oldukça temiz, denizi tertemiz, berrak. Fakat yakın çevrede, kekik toplamaya çıktığımız tepenin yol kenarlarında; pet şişelerine ,cam bira şişelerine, naylon ve diğer çöplere rastlayınca hem üzüldüm hem de atanların kulaklarını çınlattım.
Sitenin sahilindeki çardakda çay, soğuk içecekler, tavla, okey takımı mevcuttu. Buranın müdavimleri sabah erken yürüşten sonra kendilerini denize atıp serinledikten sonra kahvaltıya gidip dönerler, çardakta buluşulur ara ara denize girilir, sohbet edilir, tavla-okey oynanır. Müdavimlerin en neşelilerini fotoğraflamaya çalıştım. Dikkatimi en çok neşesiyle çeken Hüseyin Bey ve diğer bütün sakinlere buradan tekrar saygılar, selamlar…
Diğerlerine göre hem çok lezzetli olduğu, hem de dayandığı için ocakta odun ateşi ile yapılan ekmeğe doyamadık, tarladan taze meyve sebze temin ettik. Sütü "Sarı Kız" yavrusunu emzirdikten sonra sıcak sıcak aldık, içtik, yoğurt yaptık. Buraların yerlisi, köylüsü, esnafı hem tok gözlü hem de yardımseverler.
Balkonda "cır cır" sesleri arasında hafif esen rüzgara kendimi kaptırıp şekerleme yapmak, kitap okumak oldukça keyifliydi.
Çok değişik ve rahatsız edici horlamama artık alışmış ve bu konuda hakkını ödeyemeyeceğim eşim ve çocuklarım dışında rahatsızlık verdiklerimden de özür dilerim. Eşimin anlattığına göre ortalık yine inledi…
Hülya Leigh' in yazdığı "Okyanısta Bir Türk Kızı" kitabı beni emekli olduktan sonra her şeyi bırakıp teknede yaşama düşüncesine ciddi ciddi sevketti. Kısmet olursa 13 ay sonra emekli oluyorum. Allah sağlık verirse neden olmasın? "Ahoy Mavi Güzel"
Radikal kararlar almakta oldukça iddialı olduğum için (Serbest Muhasebe Büromu kapatıp hobim olan Gemi Modelciliği'ni iş edinmem gibi) Allah sağlık ve şartlarda imkan verirse Tekne'de yaşamak ve karadan mümkün olduğunca vazgeçmeyi ciddi ciddi düşünüyorum.
Şu an için çekincelerim: Ailem ve Gemi Modelciliği…

Knidos'daki kızımın bu fotoğrafı bana 6 yıl önceki Fethiye Seyahatimiz'deki pozunu hatırlattı, ne çabuk geçmiş zaman…
10 Temmuz 2012 tarihinde Datça, Körmen Feribot Limanı'na otomobilimiz ile giderek ağaçların altına park edip 9:30'da hareket eden Bodrum Feribot ile Bodrum'a ulaşıp Sayın Rasih VERDİGİL ile buluşup hasret giderdik.
Önceden bilgilendirdiği randevu talebi ile Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Sayın Yaşar YILDIZ'ı birlikte ziyaret ettik. Müze'yi daha önce gezdiğim için Müdürlük ofisinin hemen karşısındaki Kütüphanesi ilgimi çekti, ilk fırsatta kendimizi kütüphanede bulduk. Arşimiz için; Gemi Modelciliği'nde kullanmak üzere Yassı Ada batığının röleve, endaze, omurga, resim ve fotoğraflarını içeren 2 yabancı kitap'tan 26 sayfa A4 fotokopi aldık.
Makamı, İstanbul trafiğini aratmayan Müze Müdürü ve Sualtı Arkeoloğu Sayın Yaşar YILDIZ'a bize ayırdığı zaman, ikram ettiği Türk kahvesi ve soğuk su, kütüphaneden almamızı sağladığı fotokopiler için çok teşekkür ederiz. Ayrıca Kütüphane memuresine ve fotokopimizi çeken Yazı İşleri Memuru'na da teşekkürler.
Rasih Bey ile birlikte yeni açılan Bodrum Deniz Müzesi'ni ziyaret ettik. Elbette verilen emekler kıymetlidir ama gemi modelleri daha zarif olmalıydı, aksesuarları arasında ölçek farkları olmamalıydı. Müzecilik, modelcilik ciddi ve zahmetli bir iştir, keşke yakınlarındaki Kunt Model Müzesi'nden yardım ve destek alsalardı. Eğer duyduğum doğru ise çok yazıktır ki Müze açılmadan önce, müdiresinin en yoğun trafikte bile yarım saatte varabileceği Kunt Model Müzesi'ni ziyaret etmemiş olması çok acıdır. Bütün bu eleştirilerim birilerine şirin görünmek, birilerini yermek için değil, gelişmesi müzelerle çok ilgisi olan Gemi Modelciliği'ne verdiğim önemden kaynaklanmaktadır. Müzenin üst katındaki deniz kabukları koleksiyonu harika…

Eveeeet, karnımız zil çalıyor ve Rasih beyin ısmarladığı İskender kebap ile neşemiz yerine geliyor.

Bu arada Bodrum caddelerinde dolaşırken "Belediye Başkanımızı Geri İstiyoruz" yazılı afişler gözüme çarpıyor. Eğer suçu varsa elbette cezasını çekmeli ama suçlu değilse atılan çamur maalesef iz bırakacak.

İlgimi çeken diğer bir husus da yerli turistten çok yabancı turist çok daha fazla…

Sayın Burçin BAYKAL bizi sıcak bir ilgiyle karşıladı ve yeni objeleri tanıttı, bu arada planyada kestiğim işaret parmağımın ucunun durumunu sordu ve gördü. Çay ikramı ve nazik misafirperverliği için kendisine çok teşekkür edip o an orada bulunmayan Sayın Emre KUNT ve Sayın Süleyman ALPER'e saygı ve selamlarımızı iletmesini rica ettik. Aynı gün 17:50 de yine feribotla Datça'ya döneceğimden zaman kalmamıştı.

Programımda Rasih Bey ve Meral Hanımı evlerinde ve evin bir bölümü olan atölyelerinde ziyaret etmek de vardı ama zaman yetersiz olduğu için Meral Hanım ile telefon ile görüştüm, Rasih Bey ile Bodrum'da çapkınlık yaptığımızı söyledim, o da sağlam bir "Helal olsun" dedi, zira biliyordu ki modelcinin çapkınlığı farklı… Aynı günde Datça'dan Bodrum'a feribot ile gidiş dönüş, Rasih Bey ile hasret gidermemiz, 3 farklı müzeyi birlikte gezmemiz bizlerin çapkınlığı idi. Teşekkürler Rasih Bey tatilimin en güzel gününde bana ayırdığınız zaman için…
Rasih Bey, iskeleye beni bırakarak uğurladı, feribot hareket etti, elveda Rasih Bey, elveda BODRUM…
2 saatlik yolculuktan sonra Datça - Körmen'e yanaştık, otomobilimize atlayıp Raykent sitesine dönmeden önce hamın tembihlediği ekmek başta olmak üzere alışverişi Datça Merkez'den yaptım. Sonraki gün yine deniz, dinlenme ve tatilin sonu, İstanbula dönüş…

Bakmayın öyle masum göründüklerine, zaman zaman otomobilin arkasında abi-kardeş kavga ediyorlar, bir yandan hanım biraz daha hızlı git diye beni kışkırtıyor. İnanın 3'e 1 kaldım çoğu zaman. Tüm tahriklere rağmen trafik kurallarına elimden geldiğince uyarak ve 7 farklı yerde trafik polisinin çevirdiği bölgelerde takılmadan kazasız belasız vazgeçemediğimiz, doğduğum kente, stresin yoğun olarak kol gezdiği şehre, İSTANBUL'a varabildik.
 
Bu arada Can Yücel'i de rahmetle analım ve çok manalı şiirine kulak verelim…